SESSİZLİĞİN (ZULMÜN) ADRESİ DOĞU TÜRKİSTAN!

Diyanet Bir Sen

ŞUBE HABERLERİ
Doğu Türkistan’da yaşanan zulme sessiz kalmayan Siverek Diyanet Bir-Sen Bölge Başkanı Mahmut Bozkuş basın açıklaması yaptı.
SESSİZLİĞİN (ZULMÜN) ADRESİ DOĞU TÜRKİSTAN!

       Kendilerine yapılan zulümlere din kardeşlerince neredeyse bir tepkinin gösterilmediği, dilsiz şeytan rolünün takınıldığı,  sessizliğin adresi yerlerden birisi de Uygurlu Müslümanların yaşadığı Komünist Çin'deki Doğu Türkistan özerk bölgesidir. Ümmetin bu coğrafyasının zalimi, Komünist Çin olup mazlumu ise Müslüman Uygur milletidir.

      Doğu Türkistan’daki bu bir avuç ümmet kendi kaderlerine terk edilmiş olup yuvaları dağıtılmış, diğer ümmet coğrafyaları gibi bu coğrafyada da işkence, kan ve göz yaşı sürekli bir hal almıştır.

       Kış ortasında sıcak odalarımızın pencerelerinden yağan karı ve yağmuru  seyreder gibi; Maoist Çin’in  Müslümanlara yapmış olduğu sabırları taşıran zulmünü seyretmekle yetinmekteyiz. Uygurlu kardeşlerimize yapılan zulüm son günlerde gündemde olan poşetlerin paralı olması hadisesi kadar bile gündem oluşturamamıştır. Şevk-i şahadetle coşan bir kana sahip olması gereken İslam ümmeti, şevk-i ticaretle coşan leşten daha hissiz bir cana bürünmüştür.

       Türkistan’da yaşanan soykırıma halkın sesi, nefesi olması gereken medya ve sivil toplum kuruluşlarından ciddi manada ses getirecek bir tepki ve haykırış meydana gelmemiştir.

       Müslüman kardeşlerimiz katlediliyor, dini değerler ayaklar altına alınıyor kardeşlerimizin şeref ve izzetleri ile oynanıyor anne ve babalar zindanlara atılıyorlar. Anneler çocukların çaresiz bakışları karşısında çeşitli işkencelere  ve tecavüzlere maruz bırakılıyorlar. Hz Ali (r.a.) efendimiz "Bir zulme engel olamıyorsanız onu engelleyebilecek olanlara duyurun’’ buyuruyor. Biz bırakınız zulme engel olmayı onu başkalarına duyurma hasletimizi de yitirmiş bulunmaktayız. Evet, Doğu Türkistan' da hayatlarını iman ve ilme adayan, Komünizm cehaletinin önüne set olma çabasında olan âlimler,  zindanlarda haddi aşan işkenceler sonucu şehit edilmektedir.

       Mabetler yakılmakta Kuran Kerim ayaklar altında çiğnenmekte, evler ve okullar yakılmakta, yıkılmaktadır. 15 yaş üstü gençler toplu bir şekilde katledilirken medeni dünyadan tek bir ses çıkmamaktadır.

         Bir-LEŞ-miş milletlerin son verilerine göre Çin zaliminin, kırsal kesimlerde etrafını duvarlarla örmüş olduğu 39 kampta bir milyona yakın Müslüman Uygur esaret altında tutulmaktadır. Kamplarda yapılan çirkin muameleler babından; erkeklerin sakal bırakmalarına, namaz kılmalarına, Kur'an okumalarına ve kadınların tesettüre riayet etmelerine müsaade edilmemektedir. Zorla içki içirilen esirlere, "Ben Allah’a inanmıyorum ve İslam dinini kabul etmiyorum."türünden belgeler imzalatılmaktadır.

       Ey yeryüzünün mazlumları olan Müslüman kardeşlerim! Anlayalım artık birbirinizi! Anlayalım küfrün tek millet olduğunu! Anlayalım zalimi güçlü yapanın bizim sessizliğimizin olduğunu!  Zalimlerin bize karşı sergilemek istediklerinin daha da beter olduğunu anlayalım. Resulüllah (s.a.v) buyurdular ki: ‘’Birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamette, birbirlerine şefkatte müminlerin misali, bir bedenin misalidir. Ondan bir uzuv rahatsız olsa, diğer uzuvlar uykusuzluk ve hararette ona iştirak eder.’’

       21. yüzyıl. Sözüm ona medeniyet çağı! Aman ya Rabbi! Ne medeniyet! Bir zamanlar dişlerini söküp tek dişini bıraktığımız bu canavarlara takma dişleri biz takar hale geldik.

         Ey dünya mazlumları olan kardeşlerim! Derdimiz sadece Müslümanları savunma değil. Derdimiz zulüm kime yapılırsa ona sahip çıkmaktır. Kimden de gelirse ona karşı çıkmaktır. Dert insanları vahşetten kurtarma derdidir. Bugün Doğu Türkistan da yaşanan etnik soykırıma karşı sesimizi arş-ı alaya kadar yükseltme günüdür. Zulmün kaldırılması için çaba gösterilmez ise, mazlumların yanında olunmaz ise, mazlumun engelsiz duası gayretullaha dokunursa gelecek olan azaptan sadece zalimler nasiplenmez

      Toplu sorumluluğumuz yanında bireysel sorumluluğumuzun da olduğunu unutmadan "Müslüman şiddetin" önüne geçebilmek için bireysel olarak, STK'lar olarak, devlet olarak bir araya gelerek zalimleri korkacakları şeylerle korkutmamız lazım. O da tek yürek, "tek-bir" ses ve tek nefes halinde sinedekinin topluca vurmasıyla olacaktır.

        Allah, Kur'an-ı Kerim’de ‘’Kulakları vardır işitmezler, Dilleri vardır konuşmazlar, Gözleri vardır ama görmezler.’’(A’raf 179) buyurmaktadır. Bu ayetin muhataplarından olmamamız temennisiyle tüm ümmeti hassaten Doğu Türkistan’daki yapılanları işitmeye, görmeye ve anlatmaya davet ediyoruz.

                                                                                                  Mahmut BOZKUŞ
                                                                                     Siverek Diyanet-Bir-Sen. Bölge Bşk.