FETHİ KUTLARKEN, AYASOFYA’DA İBADET ÖZLEMİMİZİN SON BULMASINI İSTİYORUZ

Diyanet Bir Sen

Genel Haberler
Diyanet Bir-Sen Genel Başkanı Hasan Türüt, İstanbul’un fethinin 566. yıl dönümü nedeniyle kutlama mesajı yayınladı.
FETHİ KUTLARKEN, AYASOFYA’DA İBADET ÖZLEMİMİZİN SON BULMASINI İSTİYORUZ

       Diyanet Bir-Sen Genel Başkanı Hasan Tütrüt, İstanbul’un fethinin 566. Yıl dönümünü kutladı. 29 Mayıs 2019 da başlayan kutlamalar hafta boyunca çeşitli etkinliklerle kutlanmaya devam ediliyor.

       29 Mayıs 1453 tarihinde bir çağın kapanıp, yeni ve aydınlık bir çağın açıldığına dikkat çeken Türüt, açıklamasında şunları söyledi:

       “Müslümanların, Orta Çağ zihniyetine vurduğu en ağır darbelerden biri de İstanbul’un fethidir. Fetih, aydınlığın, karanlığın üzerine çökmesiyle dünya da yeni bir hareket başlatmıştır. Bu hareket, ahlak, fazilet ve adalet üzere kurulan ve insanlığı merkezine alan bir harekettir.  29 Mayıs 1453 siyasi, dini ve milli olarak Müslümanlığın güçlü bir devlet ve millet olma ruhunu dünyaya gösterdiği bir tarihtir. Müslüman Türk Ordusu’nun iman gücü, zafere olan inancı ve azmi karşısında güçlü Doğu Roma İmparatorluğunun gücü ve azameti adeta kül olmuştur.

       İslam âleminin yüzyıllar boyunca Ayasofya’da namaz kılma hayali 29 Mayıs 1453 günü gerçekleşmiştir. Konstantaniye’yi fethetmek ve Roma İmparatorluğunun topraklarını Müslüman topraklarına katmak 1000 yıllık idealimizdi. Bu ideali gerçekleştirmek, aynı zamanda Müslüman’ın gayrimüslimlere gösterdiği engin hoşgörü, adil ve hakkaniyet içindeki yönetimi tüm dünyaya örnek olmuştur.

       İstanbul'un fethi, doğu ile batıyı kucaklaştırmış, rengine, diline bakmadan tüm insanları fetih ruhu ile birleştirmiştir. Fetih, doğulu ile batılının birbirini sevebileceğini, farklı kültürlerin birbirlerine zenginlik katabileceğini, rahat, huzurlu ve birbirlerine saygılı, hoşgörülü bir şekilde yaşayabileceklerini göstermiştir.

       Fetih, yenilikçi düşüncenin başlangıcı olmuştur. Avrupa’yı aydınlık çağa sürüklemiştir. İstanbul’un fethi her yönüyle harp zaferidir. İlme açılan kapıdır. Ortaçağın karanlık zihniyetinin yok olmasıdır. Fetih, karanlık zihniyetin hâkimiyetini kırarak Orta Avrupa’da Müslümanların aydınlattığı yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur.

       Yönetim biçimi ve uygulamalarıyla dünyaya örnek olan Fatih, İstanbul’u Orta Doğu’ya kazandırmış, ticaret merkezi haline getirmiştir. Fetihle birlikte İslam âlemi edebi eserlere kavuşmuş, yeni eserlerin ortaya koyduğu ilmi bilgilerle donanan Müslümanlar, büyük bir donanım ile yaşamaya başlamışlardır. Bu hâl, İstanbul’un ticarette ilerlemesine yol açmıştır. Fetih, İstanbul’u dünyanın iktisadi ve kültürel alanda merkezi hâline getirmiştir.

       Fethin 566. Yılı kutlanırken, fetih ruhuyla yaşayan Müslüman gençlerinin bilgili ve aydın insan olarak yetişmelerini arzuluyorum. Bu vesileyle, ülkemiz genelinde yapılan fetih kutlamalarının bu ruhu anlatacak ve bu ruh ile gençliğimizi coşturacak anlam ve fikir çerçevesinde yapılması gerektiğinin altını çizmek istiyorum. Bu kapsam da, fethin 566. Yılını kutlarken, Ayasofya’nın Müslümanların ibadethanesi olarak yeniden hizmete açılmasını bir kez daha talep ediyor ve fetih ruhunu yaşayan Müslüman gençler adına Ayasofya özlemimizin son bulmasını istiyorum.”