DÜNYAYA BARIŞ VE ADALET ÇAĞRISI YAPAN CUMHURBAŞKANIMIZI DESTEKLİYORUZ

Diyanet Bir Sen

Genel Haberler
Diyanet Bir-Sen Genel Başkanı Sayın Hasan Türüt, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmayı desteklediklerini açıkladı.
DÜNYAYA BARIŞ VE ADALET ÇAĞRISI YAPAN CUMHURBAŞKANIMIZI DESTEKLİYORUZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu oturumunda yaptığı konuşmanın dünyaya adeta ders niteliğinde olduğunu belirten Diyanet Bir-Sen Genel Başkanı Hasan Türüt, dünyayı yönetmeye kalkan emperyalist devletlerin savaşlardan ve adaletsizliklerden güç devşirdiğine dikkat çekerek, BM gibi güçlü bir kuruluşun Sayın Cumhurbaşkanının tokat gibi sözleriyle şoke olduğunu belirterek basın açıklaması yaptı.

     Adalet ve barış ilkelerinin emperyal güçlerin sığındığı bir liman olduğunu, gerçekte ise dünyaya adaletsizliği yayan, dünya nüfusunun azaltılması için savaşları ve laboratuvarlarda elde edilen virüslerle dünyaya hastalık yayan, küresel açlığın, gıdalara ulaşımın zorlaştırılarak zenginlerin daha zengin edildiği bir dünya yönetiminde Sayın Erdoğan gibi bir liderin çıkıp gerçekleri söylemesi ve “dünya beşten büyük” hatırlatmasıyla ülkelerin harekete geçmesinin önemle vurgulanmasının dünya tarihinde az görülen bir söylem olduğuna dikkat çeken Hasan Türüt, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

     “Sayın Cumhurbaşkanımızın BM Genel Kurulu’nun 74’ncü oturumunda yaptığı konuşma geleceğe umutla bakmamıza neden olmuştur. Savaşların, ülkelerin yıkımına, insanların ölümüne, sakat kalmasına, yuvasının yurdunun dağılarak açlığa mahkûm olmasına vurgu yapılması önemlidir. Sınırlarımızda meydana gelen savaşlara ve dünyanın gözü önünde cereyan eden insanlık dramlarına sessiz kalan, mağdurları ve ölümleri din ve millet bağlamına göre ayrıma tabii tutanlara adeta insanlık dersi verilmiştir. İnsanlar, mensubu bulunduğu milletin inançlarına göre değerlendirilemez, aşağılanamaz, hakları kısıtlanamaz. Ülkeler sorumluluklarını bilmek ve yerine getirmek zorundadır. BM’de, üye ülkelerin yönetimlerini harekete geçirmek, insanlığın geleceği için yararlı anlaşmaları ve faaliyetleri hayata geçirebilmek için kararlı, etkin ve verimli çalışmak zorundadır.

     Dünya devletleri içinde terörden en çok zarar gören ülke Türkiye’dir. Ülkemizde yaşayan tüm etnik ve inanç grupları terörden zarar görmüştür. Terörün dini ve milleti olmaz. Bu gerçeği görmek istemeyen emperyalist devletlerin hâlâ terörü desteklediklerini görüyoruz. Osmanlı’dan bu güne kadar devam eden kirli emellerine ulaşabilmek amacıyla yüz yıllık plan yapan karanlık güçlere müsamaha göstermeyeceğimizi, açlığa, sefalete, yıkıma neden olan, kalkınmayı engelleyen terörün önlenmesi noktasında ortak hareket edilmemesi halinde Türkiye’nin tek başına gerekeni yapacağı BM Genel Kurulu’ndaki konuşmadan anlaşılmaktadır.

     Sayın Cumhurbaşkanımızın BM Genel Kurulu’nda yapmış olduğu konuşma içeriği mesaj dolu ve çok anlamlıdır. Umuyoruz ki bu konuşma tüm üye ülkeler tarafından anlaşılır ve gereğinin yapılması için birlikte hareket edilir. Türkiye’nin barışçı ve çözümden yana olan bir ülke olduğunun açıklanması çok önemlidir. Bu itibarla Sayın Cumhurbaşkanımızı bu konuşması nedeniyle kutluyor ve destekliyoruz.

DİYARBAKIR’DA OTURMA EYLEMİ YAPAN ANNELERİ DESTEKLİYORUZ

     Çocuklarının iadesi için Diyarbakır’da HDP binası önünde oturma eylemi başlatan anneleri destekliyoruz. Yoksul halkın çocuklarını çeşitli vaatlerle kandırarak tuzağa düşüren terör örgütleri, o çocukların geleceklerini çalıyor! O çocukların beyinlerini yıkıyor. Kendi halkına, askerine, polisine karşı nefret, kin ve düşmanlık tohumları ekiyor. Netice de hem çocuklar hem de aileler perişan oluyor. İşte Diyarbakır’da görünen resim budur! Ancak terörün, annelerin çocuklarını koruma güdüsü karşısında çaresiz kaldığına şahit oluyoruz. Anneler, çocuklarını terörün içinden çıkarıp kurtarabilmek uğruna korkusuzca mücadele ediyor.

     Diyanet Bir-Sen olarak, terörü destekleyenleri, küçük çocukların geleceklerini karanlık emellerine hapsedenleri, anneleri, babaları, eşleri, çocukları gözü yaşlı ve perişan edenleri, akabinde annelerin feryatlarına sessiz kalanları şiddetle kınıyor ve tarihin önünde bir gün hesap vereceklerini ifade etmek istiyorum. Terör örgütünün temsilcisi konumundaki siyasi partinin annelerin feryadına çare olmasını ve çocukların bir an önce ailelerine teslim edilmesini bekliyoruz.”